Dokunmatik ekranlara rahatça dokunabilecek miyiz?

Bu yazıyı Yabancı kaynaklı bir makaleden esinlenerek, aklınızda bazı fikirler canlandırmak adına yazdım.

Eskiden, “sosyal hileciler” adını verdiğim güruh, ATM’lerin veya ödeme kasalarının sırasına girer ve insanların kart şifrelerini okumaya çalışırdı.
Bu hileciler sizin kart şifrenizi büyük bir azimle arkanızdan görmeye çalışıyor ve dakikalar sonra en hazırlıksız anınızda cüzdanınızı çalıyorlardı, bazı delikanlı hileciler cüzdanınızı çaldıktan sonra kredi/banka kartınızı alıp, nakit paranızı yol paranız kalacak kadar bırakarak %50 boş cüzdanınızı üstünüze fırlatıp kaçardı bütün bunlar birkaç saniye sürerdi, büyük cesaretti.


Artık bu delikanlı hileciler yok. Bunun yerine bilgisayarın önüne yığılmış ve bütün gün sizi dolandıracak olan yapay zeka algoritmalarını oluşturmaya çalışan acımasız “Üst düzey hileciler” var.
Acımasız demeyelim, onlara da delikanlı diyelim. Çoğu internet hilecisi sahte alışveriş siteleri kurup ürün satma bahanesiyle insanların kredi kartı bilgilerini çalmaya çalışırken onlar bir imkansızı gerçekleştirmek için çalışıyorlar. Şahsen ben onların bu çalıştıkları yöntem ile dolandırılsaydım hakkımı helal edebilirdim.

Yapay Zekaların görüntüler üzerinden, sesler üzerinden, yazı dosyaları üzerinden, sayılar üzerinden, tasarımlar ve sonsuz etmen üzerinden veri elde edebileceğini biliyorsunuz.

Üst Seviye delikanlı hileciler şuan ilginç bir sistem üzerine çalışmaya başladı, bazı kulağı delik abilerimizin dediğine göre devlet otoriteleri veya yakında devletleşmeyi amaçlayan teknoloji şirketleri de bu teknoloji üzerine çalışıyor.

Fazla uzatmayalım bu teknolojinin mantığı oldukça basit. Parmaklarımızın hareketini analiz edebilen ve bunu metin olarak yorumlayabilen bir sistemin varlığını hayal etmek çok da zor değil, tıpkı dudak okuyucularının ağız hareketini kelimelere dönüştürmesi gibi.

Dokunmatik ekrana parmak uçlarımızla vururken ne yazdığımızı, nerelere bastığımızı bize alıştıktan sonra kavrayabilecek bir yazılım.

Android/IOS sistemlerinin dokunmatik ekran sensörlerini koruyan ve denetleyen bilinen bir yazılım yok.

Sistem ele geçirilmediği yada internet ağı üzerinden paylaşılmadığı sürece Dokunmatik ekran sensörleri fiziksel harekete duyarlıdır, uzaktan kontrol edilemez fakat bu sensörler her dokunuşta gelen koordinat saptamasını veri olarak işlemciye gönderir.

Bu verilerden yola çıkarak kişinin telefon klavyesinden ne yazdığını bulmak oldukça basit fakat zor bir algoritmaya sahip.

Gün geçtikçe bütün bilgilerimiz bulut tabanlı internet teknolojileri yardımıyla korunuyor, işlem görüyor. Artık geçmişteki atm/kasa sıralarında durup şifremizi arkamızdan görmeye çalışan eski delikanlı hileciler yok.

Artık yeni üst seviye hileciler, maddi durumu iyi olan (herhalde) kişilerin parmak ucu dokunuşlarıyla kart bilgilerini, sosyal medya hesaplarını, devlet-şirket bilgilerini, özel konuşmalarını kavrayabilecek.

Bundan ötürü bu algoritmaya en çok devletler ve istihbarat teşkilatları gerek duyabilir.

Kaynakça:
https://bit.ly/2Qstr1W
https://bit.ly/3bwXNrx

Müzik önerisi: Led Zeppelin – Stairway To Heaven