Manifesto #1 Sığınmacılar

 Aradan 1 sene geçti ve geri döndüm. Gönlüm isterdi ki yazmadan geçen 1 sene de dünyada gerçekleşen bütün teknolojik değişimleri/yenilikleri doyasıya sizlerle paylaşayım, fakat ülkemizin geldiği şu günlerde bu tür yazılar paylaşmaya gönlüm razı olamadı.

İzmir’in, İstanbul’un ve Ankara’nın en merkezi yerlerinde, Güneydoğu Anadolu’nun sınır şehirlerinde maalesef ki sığınmacı patlaması yaşanıyor.

Bu sığınmacı patlamasının gelecek Türkiye’sinde iç karışıklıklara sebep olacağı düşüncesindeyim.

Suriye’den sözde Esad rejiminden kaçan Suriyeliler, topraklarını halihazırda kukla Kürdistan devletini kurmak isteyen Pyd-Ypg-Pkk güçlerine bıraktı.
Güneydoğu sınırlarında kurulmakta olan Kürdistan devletini izlemekle yetinen Türkiye devleti ve halkı, bu tiyatronun beraberinde Kürdistan’ın kurulacağı topraklardan kaçarak topraklarını Pkk’ya teslim eden milyonlarca Suriyeliyi Türkiye topraklarına soktu.
Türkiye’yi yöneten Erdoğan hükümeti, ülkeye giren hiçbir Suriyeli sığınmacıya nereden geldiğini, kim olduğunu, suç kaydı olup olmadığını sormadan, parmak izini almadan, fotoğrafını çekip hakkında geçici konaklama belgesi oluşturmadan; kontrolsüzce milyonlarca Suriyeliyi ülkenin içine soktu.

Taliban’ın Afganistan’ın başkentine girmesiyle hükümeti devir alması sonucunda milyonlarca Afganistanlı “genç erkek” karılarını, kızlarını, annelerini ve babalarını Afganistan’da bırakarak binlerce kilometre uzaktan Türkiye’ye geldiler ve ellerini kollarını sallayarak sınırlarımızdan girdiler. Gelenlerin büyük bir çoğunluğunun Taliban’ın hapishanelerden saldığı suçlular olduğu tahmin ediliyor.

Suriye ve Afganistan gibi ülkelerin haricinde barış içinde yaşayan Pakistan dan da yüzbinlerce “genç erkek” Türkiye topraklarına akın akın gelmekte.

Bu ülkelerin porno sitelerinde en çok aratılanlar bölümünde “Türk Anne, Türk Kadın, Türk kız” gibi pornoları arattıkları da ortaya çıktı.

Ortaçağ zihniyetinden bile geride bir zihniyete sahip bu çöl insanları, hiçbir kontrol olmadan Türkiye’ye alındılar ve alınmaya devam ediyorlar. Şuan genel olarak taciz ve çeteleşme olayları yüzünden şikayet ediliyorlar.

2022 yaz mevsimine girişimizle tekrar gün yüzüne sığınmacılar çıkmaya başladı. Şehirlerin merkezi yerlerinde, turistik yerlerinde, lunaparklarında, hayvanat bahçelerinde vs. nüfus olarak çoğunluktalar. Bu sefer diğer senelerden daha da kalabalıklar. Özellikle genç erkek nüfusları Afganistan ve Pakistan’dan gelen göçler ile aşırı derece de artmış durumda ve sürekli toplu halde geziyorlar, ne iş yaptıkları belli değil.

Suriyeli kadınlar, hiç durmadan ürüyorlar. Gerçekten akıl alır gibi değil. Şuan bir çok şehrin hastanesinde Türk den çok Suriyeli bebek doğumu fazlalıkta.
Bu da önümüzdeki 20 sene içinde “eğer gitmezlerse” Türkiye’nin nüfus yapısının büyük oran da değişeceğine işaret.

Güneydoğu sınırlarımızda Kürdistan devletinin kurulabilmesi için o bölgelerdeki Suriyelileri ülkemize boşaltan, Afganistan ve Pakistan’dan gelen kim olduğu belirsiz terörist kılıklı kişileri sorgusuz bir şekilde ülke topraklarının içine alan Erdoğan hükümeti tarihte görülmemiş bir şekilde cezalandırılmalıdır.

Eğer bu ülkenin sahipleri olan Türk gençliği olarak bugün hainlere, cahillere yalakalara, satılmışlara ve dalkavuklara gerekli tepkiyi vermez isek, gerekli mücadeleyi vermek isek, gelecekte büyük sıkıntılar ve acılar yaşayacağımız kesin.

Gerçekten ne büyük bir trajedi. Kendisini milliyetçi, ülkücü, osmanlıcı diye tanıtan kişiler Türkiye’yi parçalamak için fiilen proje yürüten Erdoğan hükümetini sorgusuz sualsiz destekleyecekler.

Yorum bırakın